E-ticaret ve gamification nedir?

Bilgisayar oyunu endüstrisi dünya çapında 100 milyar dolar değerinde, bu yüzden işletmelerin satışlarını artırmak için oyunlaştırmayı kullanmasına şaşmamak gerek.

Gamification’da fikir, satış sürecine oyun unsurları ekleyerek ufak oyunlar ve ödüllerle müşterinin sadakatini ve desteğini kazanmaktır.

Her oyunda olduğu gibi katılımcılar, zahmetlerine değen bir ödülle motive edilmelidirler. Ayrıca, ödül ne kadar büyük olursa, onu kazanmaları için insanlardan daha çok şey isteyebilirsiniz.

Geçen sene Gamification CEO’su Gabe Zichermann “müşterilerin en çok önemsediği ödülün akranlarının üzerinde bir statü sahibi olmak olduğu”nu belirtti.

Dediğini desteklemek için de insanların zaten oyunlarda bu tip ünvan ve statüler kazanmaya alışkın olduklarını belirtti.

gamification

Oyunlaştırmanın, bazı markaların değerlerini düşürebilme ihtimalinden dolayı her firmaya uyum sağlayamayacağı da apaçık ortadadır.

e-ticarette oyunlaştırmayı kullanan markalara şu şekilde altı tane örnek verebiliriz…

teleflora-blog-full

ABD’li çiçek firması Teleflora, tüm stoğunu PowerReview’in; incelemeyle, yorum yaptıkça, diğer kullanıcıların sorularına cevap verdikçe ve Facebook’a “post” yaptıkça puan kazanmanızı sağlayan sosyal bağlılık şemasını kullanarak “oyunlaştırıyor”.

Ayrıca bir ürüne yapılan ilk yorum size aitse veya sorulan bir soruya ilk cevabı vermişseniz de puan kazanıyorsunuz.

Kullanıcılar puan biriktirdikçe daha yüksek seviye madalyalar kazanıyor ve kendilerini pazarı etkilemedeki önemli bir etken olarak kabul ediyorlar. En iyi kullanıcıları gösteren bir lider tablosu bile var.

Bu sosyal programın sonucu olarak, Facebook kullanım sıklığı %105 artan site, yüklenen resim ve video sayısını da 10’a katladı. En önemlisi de, Teleflora’nın kambiyo oranı %92 oranında arttı.

E-ticaret açısından çok şık olan bu örnek, her ne kadar iyi olsa da, daha da geliştirilebilir.

Örneğin, lider tablosundaki çok az kişinin profil resmi var, ki bu da mevcut işlemin sosyal etkisini azaltıyor. Teleflora kullanıcılara profillerini tamamlamaları karşılığı puan vererek bunun üstünden rahatlıkla kalkabilir.

Benzer bir şekilde, tamalanan görevler karşılığı madalyalar veriliyor olsa da, ekranda görmeniz mümkün değil. Bunun düzeltilmesi de kullanıcının kendini iyi hissetmesi açısından yararlı olabilir.

dropbox-blog-full

Cloud Storage adı verilen teknolojiyle, istediğiniz her şeyi internetteki “kasanıza” yüklemenize ve istediğiniz zaman indirmenize imkan tanıyan Dropbox ise kullanıcılara belli görevleri tamamlamaları halinde ekstra yükleme alanı veriyor.

Bedava bir hesap size 2gb alan verirken, sadece dropbox’ın hizmetlerini anlatan turu gezmek ekstra 250mb daha kazanmanızı sağlıyor.

Twitter veya Facebook hesabınızı Dropbox hesabınızla ilişkilendirirseniz, Dropbox’ı  Twitter’da takip ederseniz veya geridönüş bildirirseniz de ekstra 125mb ödül var.

En büyük ödül ise Dropbox’a arkadaşlarınızı davet etmeniz halinde: 16GB’a kadar, kişi başı 500mb.

nike-game

2011’de Nike, atletlerin soğukta antrenman yaparken sıcak kalmalarına yardım etmek üzerine bir oyun yaptı.

Katılanlar, atletlerden biriyle tanışma şansını elde ederken, “Öfkeli Kış” ismindeki kampayanın lider tablosu oyuncuların birbiriyle yarışmasını sağladı.

Fakat oyun tabii ki sadece eğlence amaçlı değildi. Websitesi, atletler tarafından giyilen kıyafetlerin satışının promosyonunu da yapıyordu.

Oldukça tipik bir örnek olsa da, Nike’ın “Öfkeli Kış” kampanyası, müşterilere yeni ürün kataloğunu tanıtmak açısından oldukça yararlı oldu.

linkedin-blog-half

Linkedin açısından, ürünler ancak üyelerinin yüklediklerinin kalitesi kadar güzel.

Yani kullanıcıları profillerinde düzgün ve tam bilgiler girmeye ikna etmek için, yüklediğiniz bilginin çokluğuna göre karşılığında çeşitli rütbeler veriyorlar.

Pek tabii ki ufak bir özellik, ama e-ticaret sitelerinin kullanıcıların daha fazla bilgi paylaşmasına ön ayak olması açısından yararlı.

Yaptıkları bir diğer şeyse, tıpkı Teleflora gibi bir lider tablosu kullanarak kullanıcıların puan toplamasını sağlyorlar. Puanlar video, fotoğraf yüklemek, Bunları Facebook’ta paylaşmak veya inceleme yazmak üzerine. Teleflora’da yaptığınız şeyler karşılığında aldığınız 1 puan yerine, LinkedIn’de 15 puan

step2-blog-full

Çocukların kullandığı bu platfrom Teleflora’nınkiyle aynı. Ama ben yine de bu uygulamanın daha etkili olduğunu düşünüyorum.

Açık bir lider tablosu yerine,  “buzzyboard”da (vızıltı tablosu) üyeler yapabildikleri vızıltı miktarını görebiliyorlar. Verilen puanlar ise yüklenen fotoğraflara, videolara, Facebook paylaşımlarına ya da yapılan geridönüşlere göre değişiyor. Step2’da  Facebook’ta yapılan paylaşım 15 puan iken, Teleflora’da aynı eylem için verilen puan  1.

Oyunlaştırmanın önemli noktalarından biri de, müşterileri sizin yenilikleriniz hakkında konuşturmaktır.  Yani sosyal paylaşımlarda büyük ödüller vermek  gayet mantıklı.

CEVAPLA