Mesnevi'den Seçme Özlü Sözler

Her mizacın mayası, anasıdır. *Âlemde her şey bir şeyi yemektedir. Âlem adeta, yenen ve yiyenden ibarettir. Toprak yağmuru yer, meyveler yetişir; insan meyveleri yer de can hayat bulur. Fakat yeni bir can ve bakışa sahip olmak için bazı yemeleri terk etmen gerekir. Bebek memeyi ve sütü bırakırsa önüne meyveler ve enva-i çeşit yemeklerden oluşan bir sofra açarlar. Sen de lokma yemeyi azalt da can sofrana farklı bir âlemden taamlar açılsın.

*Âlemin sonu yoktur ,âleme aşık olanların da… O âlem ehli ise ebedidir ve hep bir aradadır.

*Tamah, kulağa bir şey duyurmaz. Garez, göze perde olur.

*Âleme tamah edersen, öte âlemi duyacak ne kulağın, ne de görecek gözün olur..

*Avcılar ormanda yol alırken taze ve körpe bir fil yavrusunu vurup yediler. Fil geldi onlar uyurken ağızlarını kokladı da yavrusunu yiyen iki avcıyı öldürdü.Birini öldürmedi. Dikkat et veliler Allah ‘ın çocukları gibidir. Aleyhlerine olur ve konuşursan gıybetin leş kokusu ta Allah ‘a gider de başına gadab-ı ilahi gelir.

*Peygamber, baştan başa kulaktır, gözdür.

*Ömrün, altın kesesine benzer; gece-gündüz de para sayan adama. *Eski ve tecrübe görmüş akıl;sana yeni bir baht bağışlar.

*Kibir-hırs ve şehvet kokusu, söz söylerken ağzında soğan gibi kokar. O koku yüzünden duan reddedilir. O kalp, o koku ile içini dışına vurur.

*Sözün eğri özün doğru olursa, o söz eğriliği Allah ‘a makbuldür.

*Eğer duada güzel bir nefese sahip değilsen, var yürü de hoş nefesli bir dosttan dua iste.

*Allah adı temizdir.Temizlik gelince pislik pılını pırtısını toplar gider.Gün parladı mı gece kaçar. Allah adını ağzına al da gamın ve kederin kaçıp gitsin. *Yalvaranın ‘Allah ‘ demesi Allah ‘ın ‘ buyur kulum ‘ demesidir .

*Kötü yaratılışlı kişi Allah ‘a yalvaramasın diye Allah ona dert keder vermez. Unutma, Firavun ‘un başı bir kez bile ağrımadı.

*Dert; Allah ‘ı gizlice anmana vesile olacaksa tüm dünya malından yeğdir. Dertsiz dua soğuktur. Dertli dua gönülden, aşktan gelir.

*Sabır;sıkıntıların anahtarıdır.

*Pusudan sabır ve ihtiyat etmeksizin kurtulamazsın. Sabır, ihtiyatın eli ayağıdır.

*İhtiyatsızlık, tedbirsizlik; pişmanlıktır .

*İyilik ettiğin kişinin şerrinden sakın.

*Sohbet var; keskin kılıca benzer, bostanı, ekini kış gibi keser biçer. Sohbet var; ilkbahar gibidir, her tarafı yapar, sayısız meyveler bitirir.

*Tedbir ve ihtiyat bastonun yoksa, bari gözü gören birine tutun.

*İsa Nebi ‘nin ibadet yeri, gönül ehlinin sofrasıdır.

*Hırsız mal çaldı mı içini bir sıkıntı kaplar. Bu mazlumun ahının tesiridir.

*İnsan yazın kışı ister, kışın da yazı… Bir hale katiyen razı olmaz,ne darlıktan hoşlanır, ne genişlikten ve boşluktan. Rahata erdi mi de inkâra sapar. Geberesi insan, efendisine ne kadar da nankördür.

*Seni dostundan ayıran sözü dinleme.

*Gökten yeryüzüne ne yağarsa yer ne kaçabilir, ne de çare bulabilir. ‘Sizi topraktan yarattık ‘ayetini unutur da Hak ‘tan gelene öfkelenirsin. Topraksın, arştan gelenden kaçamazsın. Toprak gibi razı ve mütevazı ol.

*Kaza ve kader felekten baş çıkardı mı, akıllıların hepsi kör, sağır olur.

*Kaza ve kaderden, yine kaza ve kadere kaçan kurtulur.

*Bir dertlinin dert ve elemini dinlemek ona verilecek en büyük zekâttır.

*Dertli kişinin tereddüt ve elemle dolu gönül evi vardır. Onu dinlemek, o eve pencere açıp havalandırmak demektir.

*Tereddüt, hapis ve zindandır. Ruhu çeker de bir yana yönelmesine engel olur.

*Gamdan sevinmeye çalış. Gam, vuslat tuzağıdır. Bu yolda aşağıya düşüş aslında hakikâte yükseliştir. Gam bir hazinedir. Senin zahmet ve meşakkât çekişinse maden… Gam derdine düşen, madeni kazmaya başlamıştır. Azimle kazan, ulaşır defineye.

*Dostlar!.. Gönül, eminlik ve huzurdur.

*Acı; tatlı dudakların tesiri ile tatlılaşır. Diken, gül bahçesi nedeni ile gönül çeker hale gelir.

*Suretten geçerseniz, her şeyde sevgiliyi görürsünüz. Mecnun bir köpeğe iltifat ediyordu.Halk onu kınadı.Mecnun ‘siz anlayamazsınız bu, Leyla ‘nın semtinin köpeğidir,onda ben sevgilimi gördüm ‘dedi. *Kılavuzsuz yola gidene iki günlük mesafe yüz yıl olur.

*Hırs sahibi, mahrumdur.

*Boğaz nimet yerse, yüz utanır. *Dosttan gelen bir cefa; yabancının üç yüz bin cefasından daha ağırdır. *İnsanların uğradıkları bela ve mihnet, dikkâtli bakarsan alışmadıkları şeyden meydana gelir.

*Temiz kişilerin toprağını öpmek; aşağılıkların taht ve bahçesine oturmaktan iyidir. Gönlü aydın bir ere kul olmak, Padişahın başında tac olmaktan yeğdir.

*Doğruluk ve yanıp yıkılmışlık Veli âdetidir. Utanmazlık da her aşağılık kişinin sığındığı bir sanattır.

*İmtihan içinde imtihan vardır. Derlen toplan da ufak bir imtihanda satma kendini.

*Ya doğru ol, doğruluğunu göster; yahut sus da merhamete eriş, sonra coş.

*Allah ‘beni çağırdın mı suçlu da olsan, putperest de olsan icabet ederim. Onun için duadan hiç çekinme, hiç usanma, dua nihayet seni nefsinden kurtarır ‘demiştir.

CEVAPLA