Türkiye'deki Akarsular ve Su Kaynakları

Türkiye’deki Akarsular, Irmaklar, Nehirler, Göller ve Özellikleri

Türkiye Akarsularının Özellikleri

Türkiye’nin dağlık ve engebeli bir ülke olması nedeniyle, akarsularımızın boyu genellikle kısadır. Yağışlı ve kar erimelerinin olduğu dönemlerde taşan, kurak dönemlerde ise kuruyacak derecede suları azalan akarsularımızın rejimleri düzensizdir. Karadeniz Bölgesi’ndeki akarsularımızın dışındakiler genellikle bol su taşımazlar. Akarsularımız rejimlerinin düzensiz ve yatak eğimlerinin fazla olması nedeniyle ulaşıma uygun değildir. Türkiye bugünkü görünümünü 3. ve 4. zamandaki orojenik ve epirojenik hareketlerle kazanmıştır. Bu nedenle akarsularımız henüz denge profiline ulaşamamıştır. Ama Türkiye’deki akarsuların yatak eğimleri ve akış hızları fazla olduğundan hidro-elektrik potansiyelleri yüksektir.

Akarsuların döküldükleri deniz ya da göl yüzeyine taban seviyesi denir. Deniz yüzeyi ana taban seviyesini oluşturur. Göl yüzeyi ya da kapalı havza yüzeyi yerel taban seviyesi diye adlandırılır. Akarsular aşındırma ve biriktirmesini taban seviyesine göre yapar. Yatağını taban seviyesine indirmiş olan akarsular aşındırma ve biriktirme faaliyetini dengelemiştir. Aşınım ve birikimin eşitlendiği bu profile denge profili denir. Akarsuların amacı bulundukları bölgeyi aşındırarak deniz seviyesine yaklaştırmak diğer bir deyişle denge profiline ulaşmaktır. Akarsuyun aşınım sürecinde görülen şekiller; plato ve peneplendir. Plato, akarsu vadileriyle derince yarılmış düz ve geniş düzlüklerdir. Peneplen ise, geniş arazi bölümlerinin, akarsu aşınım faaliyetlerinin son döneminde deniz seviyesine yakın hale indirilmesiyle oluşmuş, az engebeli kısımlardır. Bir akarsuyun denge profiline ulaşabilmesi ve arazinin peneplen haline gelebilmesi için tektonik hareketlerin görülmediği milyonlarca yılın geçmesi gerekmektedir.


 

Meriç Nehri;  Yunanistan ileTürkiye sınırının bir kısmını oluşturan, Bulgaristan’da doğarak Türkiye’ye giren ve Edirne üzerinde Ege Denizi’ne dökülen ırmaktır. Meriç Irmağı 490 km uzunluğundadır. Türkiye’de kalan bölümü ise 211 km’dir. Meriç nehri Türkiye’nin 10. büyük nehridir.

meric-nehri Meriç Nehri Türk sınırları içinde ilk olarak Edirne kuzeyinde Arda ile karışır. Bundan sonra Edirne güneyinde Tunca Nehri Meriç Nehri ile birleşir. Uzun bir süre Türk-Yunan sınırını çizerek akan Meriç Nehri’ne İpsala yakınlarında Balabancık Köyü batı kısmında Ergene Nehri karışır. Meriç Nehri İpsala güneyinde başlıca iki kola ayrılır. Birinci kol Türk sınırını İçterk ederek Yunanistan’a geçer ve Saros Körfezine dökülür. Diğer kol ise bataklıklar oluşturarak Gala gölü gibi göllenmeler yaparak Türk topraklarından Enez yakınlarında Saros Körfezine (EGE DENİZİ) dökülür. Rumeli’nin en büyük nehirlerinden biri. Rodop dağının kuzey eteği yakınlarından çıkar. Bulgaristan’ın Filibe ovasını, Edirne şehrini, Batı Trakya’yı suladıktan sonra, Ege Denizine dökülür. Uzunluğu 490 kilometredir. Bunun 172 kilometresi Türkiye’dedir. Başlıca kolları Ergene, Arda ve Tunca’dır.


 

Ergene Nehri, Marmara Bölgesi’nin Karadeniz kıyılarındaki Yıldız Dağları’ndan doğar. Çok çatallı bir halde bulunur. Birçok kolu vardır. En sonunda Meriç Nehri ile birleşerek Ege Denizi’ne dökülür. Ayrıca Marmara Bölgesi’nde Ergene Bölümü’ne ismini vermiştir.

ergene-nehri

Nehir Çerkezköy ve Çorludaki sanayi tesisleri yüzünden kirletilmektedir. Özellikle taştığı zaman bütün Ergene Ovası kirlenmektedir. Bu kirlilikten Uzunköprü,Pehlivanköy, Alpullu, Çorlu, Çerkezköy, Muratlı gibi nehir üzerinde bulunan yerleşim birimleri etkilenmektedir.


 

Gediz Nehri Anadolu’dan Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nden sonra ikinci büyük akarsudur.

İç Batı Anadolu’daki Murat, Eğrigöz ve Şaphane dağlarından inen suların birleşmesiyle oluşan Gediz Nehri, batıya doğru ilerlerken, kuzeyden Kunduzlu, Selendi, Deliiniş ve Demrek Çaylarını, güneyden ise Kulu volkanik yöresinden gelen küçük dereleri sularına katar. Uşak ilinin Banaz Çayı’ndan sonra ikinci önemli akarsuyudur. Akarsuyun bazı küçük kaynakları bu ilin sınırları içindedir. Önce Kütahya il sınırları içinde akan Gediz, Uşak merkez ilçeye bağlı Emirfakı Köyü’nün kuzeyinde Uşak topraklarına girer. Irmak, merkez ilçenin Güre Bucağı’na kadar kuzey-güney yönünde akar.

gediz-nehri

Bu bucağın yakınlarında batıya döner ve Salihli ilçesinin kuzeydoğusundan Gediz Ovası’na girer ve güneyden Kemalpaşa Ovası’ndan gelen Nif Çayı’nı alarak Foça tepelerinin güneydoğusundan İzmir Körfezi’ne dökülür. Irmağın kaynağı olan Murat Dağı’ndan Ege’de denize ulaştığı noktaya kadarki uzunluğu 401 km olup su toplama havzası ise 17.500 km²’dir. Gediz’in Uşak’taki en önemli kolu Karabol Çayı’dır.


 

Küçük Menderes; Ege yöresinde Bozdağlardan doğar, kendi ismi ile anılan bu ovayı sulayarak, Selçuk İlçesinin batısından denize dökülür. Küçük Menderesin alüvyon getirip kıyı çizgisinden sürekli olarak ilerlemiş olması neticesinde, İlk çağların en önemli liman şehirlerinden biri olan Efes bu gün denizden 5-6 km. içeride kalmıştır.

kucuk-menderes-nehri

İsimleri Yunanca “meandros”, yani “suların dirsek yaptığı yer” anlamına gelen “Menderes” adlı üç akarsu vardır Batı Anadolu’da. Homeros’un İlyada’sındaki Skamandros ırmağıdır Biga yöresinde Kazdağları’ndan inen sularla beslenip Çanakkale Boğazı’na dökülen ve Troya’yı denizden uzaklaştıran “Eski Menderes” ırmağı. Yukarıda anlatılmak istenen ve eski adı Kaystros ya da Astarpa olan “Küçük Menderes Nehri”, İzmir’in Ödemiş İlçesi arkasında yükselen ve eski adı Tmolos olan Bozdağlar’dan doğarak 175 km yol kateder, Selçuk İlçesi’nin Pamucak sahilinde denizle buluşur. O da taşıdığı çamurlarla Efes liman kentini denizden uzaklaştırmıştır… Eski adı Maiandros olan üçüncü Menderes, yani “Büyük Menderes Nehri” Uşak-Denizli taraflarında Küçük Menderes’in kollarıyla, Kufi suyuyla ve Banaz Çayı’nın kollarıyla oluşur, büyüyerek 450 km akar. Nazilli, Aydın, Söke önünden, yine eski bir liman kenti olan Milet’i getirdiği alüvyonlarla kıyıdan uzaklaştırıp Söke Ovası sahilinde denizle buluşur… Türkiye’de ilk betonarme köprünün yapıldığı nehirdir.

CEVAPLA